Ana Sayfa | İletişim
  

17.08.2011

"KARARIMIZ KÖŞELİDİR"

"Sorumlusu biziz" diye başlamıştık.

Özeleştiri ya da günah çıkarmadan öte, bir durum tespitiydi aslında…

İnternet ortamında yazı yazan hemen herkesin ortak kaderi bizde de tecelli etti kaçınılmaz olarak.

Muhteva, yorumların gölgesinde kaldı yani…

*****

Yazdıklarıma, söylemek istediğimin çok ötesinde anlam yükleyenler ile ifadelerimi anlaşılır bulamayanların yorumları, şahsımın mesuliyet alanına dahil bir husus değil aslında.

Ancak, her şey rağmen kullandığımız iletişim dili ve tekniğini gözden geçirmek gibi bir mecburiyetle karşı karşıyayız.

Düşünceye değil, ille de kişiye cevap vermek gibi bir zihinsel aktiviteye sahibiz çoğumuz.

Dolayısıyla, doğru ve yanlışları değerlendirmeye çalışmaktan daha çok; sevip, sevmemeye endeksli, tacizkar bir karşı duruş sergilemekten haz alıyoruz.

Bu marazi durumun kişilere ne tür bir tatmin yaşattığını anlayabilmek de mümkündür. Bir nevi hesaplaşmadır kimine göre.

Ama yanlıştır!

Başkalarının internetten yararlanma biçimine baktığımızda, çağın mücadele araçlarını yerinde kullanıp kullanamadığımız sorusuyla baş başa bırakır bizleri.

Her neyse…

Hakaret etmek ya da muhataplarını aşağılamak amacıyla klavyeye çullananların üslup ve seviyelerini denetlemek, bizim işimiz olmasa gerektir.

*****

Biliyorum ki bizden köşeli laflar bekleniyor…

Rahmetli Galip Amcamız böyle durumlarda “İnanmadığım hiçbir şeyi söylemem ama bu, inandıklarımın tamamını aynı anda söyleyeceğim anlamına gelmez” diye anlatırdı meramını.

Aklımızdan her geçeni dilimize indirerek, geleneklerin zarar görmesine ve telafisi mümkün olmayan sonuçların yaşanmasına rıza gösteremeyiz.

Sırf netice almaya yönelik olan sorumsuz beyanlardan uzak durmaya çalışmaktır yaptığımız.

Söyleyecek lafı olan kelamını, doğru zamanda, doğru ve meşru zeminde sarf etmeli mutlaka.

Sorumluluk duygusu Ülkücülüğün mihenk taşı sayılmalı.

Yazdıklarımızda beklentisine cevap bulamayanlar unutmasınlar ki; köşeli olan lafımızdan daha çok, kararımız ve kararlılığımızdır…

*****

Bir de şu 3K meselesi var.

Bu ifadeyi asla ve kat’a Sayın Genel Başkanın hayat görüşüyle mütenasip bulmam.

Söylenip söylenmediğini açıklığa kavuşturacak olan biz değiliz.

Şayet söylendiyse, neden söylendiği önemlidir.

Daha da önemlisi, makam odasında konuşulanların sokağa taşınması sürecinde yaşanan ahlaksızlıktır.

Artık kol-bacak kırılsa ne olur, kırılmasa ne olur?

Mahremiyet algı ve namusundan yoksun insanlara gösterilen güven, tamiri imkansız bir biçimde gönüllerimizi kırmıştı zaten.

Tartışılması gereken mesele budur…

     
Seçim Müziği 1 (Rap Versiyonu)
Tüm Hakları Saklıdır. © 2011 Milliyetçi Hareket Partisi