Ana Sayfa | İletişim
  

22.08.2011

"TEKRARINDA BİR FAYDA YOKTUR"

Şartlar ağırlaştığında dedikodu ve fitnenin kendine hegemonik bir alan oluşturması ilk kez karşılaştığımız bir durum değildir.

Duymak istediğinizi kim söylemişse, onun tesir halkasına dahil oluverirsiniz farkına varmadan.

Laf taşıyanların meşreplerine ve muteber olup olmadıklarına da bakmaya hiç gerek yoktur sanki?

Defalarca sınanmış bu beş kuruşluk adamlar, yalnızca görüp ve duydukları ile değil, uydurdukları ile de kuşatma uygularlar akıllarınca.

Sadece laf üretmekle yetinmek gelmez işlerine.

Yetiştirecek bir şey bulamadıklarında, sizin adınıza düşünüp ürettikleri komplo teorileriyle ileriye dönük stratejiler geliştirip, pazarlarlar utanmadan.

Kendinizi savunmaya kalksanız bir, savunmaktan imtina etseniz bin dert…

Öyle ya, bunca yılın üstüne hala rüşt ispatıyla uğraşmak insanın gururunu yaralamakla kalmadığı gibi, itimada şayan olmayana itibar edenler açısından da bir sorun yaratır vicdanınızda.

Sonuçta zekâsına inanıp güvendiklerinizin, bunca imtihana rağmen size değil, müfteriye prim veren yaklaşımının gerekçesini aramaya başlarsınız.

Yaptığınız her değerlendirme sizi, muhatabı kılındığınız sevgisizlik ve güvensizlikle buluşturur.

Kendi lüzumunuza inanarak yerinizi belirlemeye çabalamak beyhude bir gayrettir artık.

Şahsiyeti merkeze alarak oluşturulan “itimat esas, şüphe istisna” prensibinin yerinde yeller esmeye başlamış, deniz tükenmiş ve sizin açınızdan yapacak bir şey kalmamıştır.

Alışmak gibi bir lüksten yararlanacağınıza, şaşkınlığınızı gizlemek ve umutlarınızı yaşatmak için çırpınıp durursunuz.

*****

İşte tam bu noktada kendi gösterir yaramaz çocukluk…

Büyüklerin sevgisini test etmek amacıyla, cezalandırılmayı da göze alarak başlatılan kırıp dökmeler haneyi birbirine katmaya yeterli hale gelir.
.
Acar çocuğun sevgi farkındalığı yaratmak ve iletişim kurmak adına yaptığı aşırılıklar; cezanın ödül, ödülün de ceza gibi algılanmasına neden olur zaman içinde.

Haddini bilmeyenlerin, kendinden büyükleri himaye altına almaya yeltenmesine; kendine güvenemeyenlerin ise çıkan tartışmalardan beslenip, statü oluşturmaya kalkışmasına kadar sürüp gider aksilikler.

Sevgi bağında kök salan sevgisizliğin zamanında yok edilememesi yüzünden ortalığı, “Yörük sırtında kurban kesmek isteyen” adaklar kaplar.

*****

Herkes farkındadır aslında olup bitenlerin.

Amaç, “süvarileri attan düşürüp, piyade kılmak” ve daha sonra da onları “eşeğin çalıştığı at içindir” felsefesine inandırmaktır.

Mükerreren karşılaştığımız bu durumu kolay tespit etmemize rağmen, hafıza hızımızı sollayıp geçen gündem değişiklikleri yüzünden yeterince analiz etmeyi beceremediğimiz de aşikârdır.

Hareket içindeki varlıklarını, konjonktürden kaynaklanan pozisyonlara bağlayanlarla; taşıdıkları sıfatın itibarından daha çok, riskini üstlenmiş olanları arasında yaşanan dönemsel tartışmalar, esas itibariyle bu eksiklik temelinde vücut bulmaktadır.

Var olmak için verilen mücadele, yok olmamak için gösterilen direnç ile çarpıştırılınca; açığa çıkanın, enerji yerine anarşi olacağını görmek için filozof olmaya gerek yoktur herhalde?

Düşüncelerime katılmayan varsa, elbette ki saygı duyarım.

Ancak ben, vadeye yayılmış problemleri büyütmekten başka hiçbir işe yaramayan bu uygulamalara dur demenin zamanı geldiği kanaatindeyim.

Neden derseniz?

Tekrarında bir fayda yoktur da ondan…


     
Seçim Müziği 1 (Rap Versiyonu)
Tüm Hakları Saklıdır. © 2011 Milliyetçi Hareket Partisi