Bazılarına göre her şey yolunda.
Söylediklerine kendileri inanmasalar
dahi, iddialar bu yönde en azından.
Farklı seslerin güncelleştirdiği sığ ve
şahsi tartışmaların yanında, fırtına
öncesindeki sessizliği hatırlatan derin
ve güçlü bir sükûtu görmezden gelmenin
neye mal olacağı umurlarında bile değil.
Karşı karşıya bulunduğumuz problemlerin;
kaynağını yetki ve güçten alan
dayatmalarla çözülebileceğini
düşünenler, yanıldıklarını
anladıklarında iş işten geçmiş olacak.
Testi kırılmadan uyarılmaları lazım!
*****
Her kongre döneminde yaşanılan sıradan
işlerdir bunlar diyerek geçiştiremeyiz
olup bitenleri.
Birbirleri uğruna ölümü göze alan
insanların kongreler yüzünden vukuu
bulan küskünlükleri musalla taşındaki
helalleşme anına kadar uzayıp gidiyor
neredeyse.
Yüzlerce kongre münakaşası yaşayan ve
bir o kadarına da bizzat şahitlik eden
bendeniz, hesaplaşma ya da helalleşme
çizgisine taşınan yönetme kavgasına,
kusura bakmayın ama hizmet yarışı olarak
bakamıyorum.
Ayrıca beklentilerine cevap
bulamayanları benzeyiş yoluyla
dayanışmaya zorlayarak, farklı
pınarların suyunu aynı kazanda kaynatan
ve dolayısı ile doğruların
buharlaşmasına zemin hazırlayan komitacı
mantığı ise teşkilatçılık anlayışıyla
asla bağdaştıramıyorum.
*****
Var olmak veya yok olmamak için verilen
mücadelenin esasen “var kalmayı”
hedefleyen bir beklenti içerdiğini
itiraf edemediğimiz içindir ki bazen
ipin ucu kaçıyor.
Oysa var kalmamızı hangi güç
engelleyecek?
Bizler söz söyleme yetkisini
sıfatlarından değil, mücadele
geçmişinden alan insanlar değil miyiz?
Adaletsizlikleri sabır ve metanetle
göğüsleyip, zorlukları mücadele
cehdimizle aşacak kararlılığa da sahibiz
Allah’a şükür…
Kalbimizin kırık, gönlümüzün yıkık
tarafıyla düşünüp karar vermemizi
beklemesinler bizden.
Haklıyken haksız duruma düşülmesine
sebeb teşkil edecek duygusal hamlelerden
uzak durmayı becerebilmek
sorumluluğumuz, Milliyetçi Hareketin bir
ikbal kapısı değil, Türk Milletinin umut
kapısı olduğunu hatırlatmak
görevimizdir.
Herkes emin olsun ki;
Köprülerin altından daha çok sular
akacaktır…
Büyük denizlerde fırtınalarla boğuşmaya
karar vermişiz bir kere.
Bir tek arkadaşımızın bile küçük
göllerde boğulmasına rıza gösteremeyiz…
Bizden beklenen ayrışarak küçülmek
değil, kucaklaşarak büyümektir.
Sevgi ve saygılarımla…
*****
BİR UYARI..!
Bazı arkadaşlarımız internet ortamında
yaptığı paylaşımlarda MHP Genel Merkezi
önünde protesto nitelikli bir basın
açıklaması gerçekleştireceklerine dair
beyanlarda bulunuyorlar.
Bu son derece yanlış bir düşüncedir.
Böyle bir teşebbüs geleneklere büyük
zarar verir.
MHP Genel Merkezi bir protesto alanı
değil, Türk Dünyasının kalbi ve tüm
ülkücülerin evidir.
Gün gelecek orada Türk Milliyetçilerinin
seçim zaferleri ve Türk Milletin
iktidarı kutlanacaktır.
“Haksızlık karşısında susan dilsiz
şeytandır” diye düşünüp, gerekli
gereksiz ve zamanlı zamansız konuşup
dilli şeytan tanımına dahil olmanın
hiçbir anlamı ve faydası yoktur.
Herkesi duyarlı davranmaya ve
kararlarını bir kere daha gözden
geçirmeye davet ediyorum.
D.Müsavat Dervişoğlu